m
james joyce
no kitty!
/ 2
1. ne denir ki şimdi bu adama.
o ulysses in yazarı.
o bir irlandalı.
(ooof, 27.06.1999 ~ 24.07.2001
21:39)
2. mütüş bi ambians
hiper bi okazyon
(ooof, 04.07.1999)
3. bu herif icin bir kere dublin
e gidilir
(r12, 04.07.1999)
4. 500 kelimelik; içinde hiç
tekrar kullanılmış kelime olmayan, isim tamlaması olmayan tek bir cümle
yazmış ve tarihe geçmişti... ben de onu geçmeye çalışıyorum şimdi.
(cyrano, 17.12.1999 12:46)
5. ulysses adli kutlesini nevzat
erkmen'in turkce'ye cevirdigi irlandali.
(yok, 04.04.2000 20:16 ~ 03.05.2001
02:07)
6. samuel beckett'i yogun bi
sekilde etkileyebilmis olan yazar.
(speedy, 03.05.2001 03:03 ~
03:04)
7. (bkz: james joyce irish
bar)
(set, 21.05.2001 11:24)
8. dublin e gidilip writers'
museum a girilir ve el yazmasi bişilerine bakılır...tek kelime anlasilmaz.
(sirius black, 24.07.2001 21:32
~ 24.08.2001 17:28)
9. stream of consciousness
onun bulduğu bir teknik değil aslında. belli bir süreç sonucu gelişmiş
o dönemler klasik realist yazılara tepki olarak doğan ve insanın bilinçaltını
kapsayan modernist bir yazı türü. james joyce dışında virginia woolf ve
marcel proust aklıma gelenler. bu bilinç akışı olayı, romandaki olayları
bi kahramanın bilincinden okuya aktarmak anlamında.. yani her olaya kahramanların
gözüyle bakmak.. ulysess'ta her şey sadece leopold bloom karakterinin beynindedir..
okur sadece onu bilir ve neyin önemli neyin önemsiz olduğuna da okuyucu
karar verir.. tabi bilinç bu nereye nasıl neden aktığı belli olmaz..
(zukkra, 24.07.2001 22:34)
10. james joyce hiç bir zaman
bir romancı olamamış tuhaf bir öykücü ve şairdir. irlanda aksanını, bu
aksandaki ses oyunlarını çokca kullanmasından dolayı dili çok zor anlaşılır.
joyce okumak için kilit kimi cümleleri tekrar tekrar sesli okuyup, irlanda
aksanına benzetmeye çalışıp, anlamaktır. eeee, tabii bu da kasar.
dublinliler (dubliners) joyce'un
bir dönüm noktası olmuştur. bu kitapla öykü yazmayı bırakıp, roman yazma
denemesine girmiştir. öykücü joyce'un ölümü anlamına gelen bu kitabın son
öyküsünün adının the dead yani ölüler olması çok ilginçtir. oyunu ve imgeyi
çok seven joyce yine bir şeyler yapmıştır. ancak dublinliler'den sonra
da, ne yazık ki tam bir romancı olamamıştır, en azından filologlar onu
böyle kabul etmezler.ulysses bir novella olarak kabul edilir edebiyat çevrelerinde.
sadece bir günü anlattığından der bazısı, bu fikri böyle savunur. bir eserin
roman olması için sadece bir günü anlatması yetmez derler. hayatı boyunca
dublin'i anlatan, hem de en ufak ayrıntılarıyla anlatan -ki bu şehir değildir
anlattığı, mimari değildir, kentin psikolojisidir- joyce'u bu zırvalar
pek de ilgilendirmezdi sanırım....
(ravena, 24.08.2001 08:55 ~
23.01.2004 21:38)
11. (bkz: sanatçının bir köpek
olarak portresi)
(stalker, 05.10.2001 16:45)
12. joyce bey hakkındaki bir
başka tevatür de şöyledir:
joyce bey, bir irlanda yazına
yaklaşırken bayan joyce'a şöyle demiş:
-hanım, sıkıldım ben bu irlanda'nın
puslu havasından, bu yaz gel güneye gidelim, ne dersin?
ne desin bayan joyce, sevinçle
kabul etmiş.. neyse bizimkiler, bermudalarını ve güneş gözlüklerini kuşanıp,
güney illerine doğru bir yolculuğa çıkmış..
adriyatik*'ti, ege'ydi, adaydı
derken, yolları meşhur bodrum'a düşmüş iki gezginin (ne yani, sadece mazhar
bey* mi mesken tutmuş bodrum'u).. lakin joyce bey, biraz sıkılmış olacak
ki, ikinci gün şöyle bir muzırlıkta bulunmuş:
bodrum'da önüne gelen her evin
kapısını çalıp, "james joyce'u tanıyor musunuz? sizin hakkınızda kitap
yazdı.." şeklinde esatirler uydurmaya başlamış (hangi dilde deklare ettiği,
bugün bile hala gizemini koruyor).. kimse tanımayınca da, sinirden tası
atmış ve tarağını da toplayıp memleketine dönmüş; o hızla dublinliler'i
kaleme almış..
benim de, bazen ilhan berk geliyor
aklıma, nedensizce..
(atlantisten gelen zekiye,
28.11.2001 03:16)
13. (bkz: james augistine aloysius
joyce)
(copyright, 29.12.2001 01:00)
14. (bkz: james joyce is fucking
my sister)
(the suicider, 20.02.2002 12:41)
15. (bkz: the portrait of the
artist as a young man)
(cayuga, 19.04.2002 15:08)
16. bütün eserleri türkçe'ye
murat belge tarafından başarıyla çevrilmiştir.
(bkz: murat belge)
(justhink, 11.08.2002 17:11)
17. joyse ve proust çağdaştılar.
proust joystan yalnızca on yaş büyükmüş. hayatlarında bir kez bir yemekte
karşılaşmışlar ve aralarında şöyle bir konuşma geçmiş:
joyse: her gün başım ağrıyor,
gözlerim de berbat
proust: zavallı midem. ne yapacağım
ben? beni öldürüyor. aslında gitmeliyim.
proust: yer mantarlarını sever
misiniz?
diyerek konuşmayı canlandırmaya
çalışır
joyse: evet
ve bu konuşmayı bugün okuyan
bizler:?!?!? :o
(sirene, 23.11.2002 18:13 ~
18:15)
18. gelmiş geçmiş bütün yazarlar
içinde "şimdiki zaman" kavramına en çok yaklaşmış yazar
(sirene, 03.12.2002 20:55)
19. - kendini paris'te bir
surgun hayatina esir etmistir.
- dillere karsi acayip bir
hassasiyeti vardir. en unlu eseri
-(bkz: ulysses)'de 72 degisik
sil kullandigi soylenir. ayrica - ulysses 16 haziran 1904 tarihinde dublin'de
gecen bir gunu tum detaylariyla anlatmaya calisir. bu tarihin joyce'nin
karisi nora'yla tanistigi gun oldugu rivayet edilir.
(hemingway, 07.12.2002 00:38)
20. andy cairns'in pek de sevmediği
yazar.
(bkz: therapy)
(bkz: potato junkie)
(man of five, 08.12.2002 16:42)
21. john cage'in minimalist
müzik haline çevirdiği dubliners'ın yazarı.
(spaztica, 21.12.2002 03:21)
22. ulyssesini "ingilizcesinden
okuyacam" diye kastigim nefis beyin.
(cayuga, 05.01.2003 23:12)
23. dil deneylerini en uc noktalara
goturdugu finnegans wake in de yazaridir. okunmasi ve anlasilmasi neredeyse
tamamen imkansiz olan bu eseri nedense ulysses kadar meshur degildir.
(swinger, 21.01.2003 22:39)
24. bir küçük bilgi; paris'te
düzenlenen ilk joyce sempozyumunda konuşmacılardan biri de lacan'dı....söylenenlere
bakılırsa lacan konuşma sırası kendisine gelene değin koltuğunda zor durmuş,sıkıntıdan
patlamış ve bekletilmesine sinirlenmiş....kürsüye çağrıldığı zaman da,
adeta öç alırcasına hiç bir fazladan tepki göstermeyerek, yalnızca mendilini
cebinden çıkarmış ve gürültülü bir şekilde sahnede sımkırmış...
herşey bir yana lacan'ın yaptığı
konuşma, neden finnegans wake'te joyce'u septom olarak okuduğu ve bu okumayı
neden psikanalitik olarak "wake" adlı incelemesinde açmaya çalıştığı üzerinedir.
(tadzio, 01.11.2003 15:13 ~
18:55)
25. nami başer'in aktardığına
göre, derrida bir yerde joyce için "çağımız romancılarının en hegelcisi"
tabirini kullanmış.
(tadzio, 02.12.2003 18:31 ~
18:32)
/ 2
Copyright © 1999-2012 Sourtimes
Entertainment
Bu sayfada yazilanlarin tum
haklari Sourtimes'a aittir. Kaynak belirtmeden "dur $unu arkada$lara maille
forward ediim eheh" diye aklindan geciren dombilidir, taocudur. Yazilan
entrylerin iceriklerinden yazarlari sorumludur bir gun "kim lan bunlar"
diye kapiya biri gelirse "abi buyur hepsi emaili kayitli as kes" denecektir.
Copyright © 1999-2012 Sourtimes
Entertainment
Bu sayfada yazilanlarin tum
haklari Sourtimes'a aittir. Kaynak belirtmeden "dur $unu arkada$lara maille
forward ediim eheh" diye aklindan geciren dombilidir, taocudur. Yazilan
entrylerin iceriklerinden yazarlari sorumludur bir gun "kim lan bunlar"
diye kapiya biri gelirse "abi buyur hepsi emaili kayitli as kes" denecektir.
|