|
- JACQUES DERRIDA ILE EVA
MEYER SÖYLESISI - -1985
TE DOMUS MIMARLIK DERGISI -
mimaride
metafor nedir? / architetture ove il desiderio puo abitare
JD:
Mimari düşünceyi tartışalım. Bunu derken, mimarlığa özel bir baska türlü
düşünme sistemini öngörecek olursak, bunu mekan içinde uygun bir yere
yerleştirmek ve bir mimari düşünce diye varsayılmasını istemiyorum.
Ama mimariyi, özgün bir düsünce olarak varsaymak ve düsüncenin yerini
almaktan da öteye yerlestirmek istemekteyim.
Siz teoriyle pratik ögelerini bir birinden ayırmayı anımsadığınız için,
insan bunun uygulamada nasıl gerçeklesebileceğini gündeme getirebiliriz.
Bana öyle geliyorki Teoremle Pratem'i ayrı eylemler gibi öngördüğünüzde,
mimariyi basit bir teknik düzeyine indirgeyip. onu düsünceden ayırmaktasınız.
Oysa, mimari eylemlerin anında,
yeni gereksinimlerle, yaratıcı asamalarla mimara özgü anlasılması karmaşık
gelişmelerle oluştuğunu unutmamak ta doğru olacaktır.
EM: Eger mimariyi bir metafor olarak varsayarsak, tüm gereksinimiyle
bir düşünce sistemine oturtursak, bu kez ilerdeki uygulama sürecinde
onu nasıl bir basit uygulamayla metaforsuz salt teknik düzeye dönüştürece?iz.
Yani içeri?inden
bu yana karma?a?k bir labirent haline getirmek yak???k almayacakt?r.
JD: Önce, labirent konusuna daha sonra dönece?iz. Her?eyden önce, felsefi
gelenek do?rultusunda mimari modele metaforik yap? olu?abildi?ine genel
çizgilerle nas?l bakt???na ve mimariye yabanc? kalabilldi?ini inceleyelim.
Descartes'i okurken, bir kasaban?n kurulu?undaki metaforu (biçimsel
kurguyu) görmekteyiz. Bu yerle?imdeki yakla??m binalar?n olu?umuna esas
olmakta ve de kasaba ortaya ç?kmaktad?r. Bu dü?ünce sürecinde kasaban?n
?ehircilik temel görü?leri de belirlenerek ortaya ç?kacakt?r. Sonuç
olarak, Descartes'?n -Meditations ve Metot üzerine Söylemler-yap?tlar?ndaki
anlat?larda tüm mimari öngörüler, politik mülahazalar? da içererek yer
alacaklard?r. Aristo ise,
teori ve ratik üzerinde dururken, arkitekton'dan söz ediyordu. O ?eylerin
kökenini biliyor, teorisyen olarak ö?retileriyle, tüm çal??anlar? hükmü
alt?nda tutabiliyor, onlar da ba??ms?z dü?ünceler için yeteneksiz kal?yorlard?.
Böylece, kademeler türünde bir politik hiyerar?i ortaya ç?kmakta, architektoncular
olarak, sistemli sanatsal etkile?im arac?l???yla, tüm bilgi alanlar?nda
tümevaran ak?lc? örgütlenmeler gerçekle?ebiliyotdu. Mimari do?rultusundaki
bir olu?um, kendili?inden toplumda böyle bir önyap? olmad??? halde de
söz konusu oluyordu.
Sorgulanmas? gereken bu durumda ise gene de mimari bir dü?ünce yap?s?
ya?am?n içinden olu?abilmekteydi. Tüm ileti?imde, dil içinde mekanla?ma
konusundaki kayg?larla birlikte, ön plana ç?kmayan önerilerin tümünün
en olumlu bir süreçle kayna?abilmelirini varsayabilmekteyiz. Bu süreç
ise varolan bir seyin bulubir yarat?c?l?k k?vam?nda geli?mektedir. Bu
yol ise, mimariye yak?nl?k içindeki bir do?al geli?im gibi görülmekteydi.
Her mimari ortam, her konutun kendi yerle?me sorununu yaratacak, ula??m
ve gidi? olas?l?klar?na getirilecek çözümler gerekli olanaklar gibi
saptanacakt?r. Soka?? olmayan bir bina olam?yaca?? nedeniyle, gidi?
geli? yollar?n?n ço?u kez belirlenece?i, geli? gidi? yöntemlerinin somutla?aca??
kesindir. Dahas?, koridorlar?, geçitleri ve merdivenlerin de öngörülmesi
o denli önemlidir. Bu konular?n seçilecek birikimler do?rultusunda olu?mas?
mimari bir varolus metaforunun bize ula?an ayr?nt?lar?d?r. Heidegger,
böyle bir eylemin teknik yöntem kapsam?nda olmas?ndan daha çok, bir
mimarl?k metaforu gibi an?msanaca??n? öngörmekteydi
EM: O zaman o yol neydi?
JD: Heidegger methodosun aç?l?m?nda bir odosa dikkati çekiyor ve mimar?n
yönteminde sanki bir koku al?rcas?na canl? ve gerekli denetimiin gerçekle?tirebileci?ini
üstüne basarak belirliyordu. Metotun, o dönemde bir
dizi felsefecinin -Descartes, Leibniz ve Hegel- üzerinde durdu?u üzere
ele al?nabilece?ini, ve bu süreçte dü?ünce eyleminin sonsuza varan çe?itlemelerde
olabilece?ini, üstelik te dü?üncenin takibedilecek yol olarak dü?ünülmesinin
do?all???n? söylüyordu. Bu dü?üncenin dili ve dilin dü?ünce sistemi
tüme varan bir dil-ortam?
olarak kabuledilmesi ya?am?n bir uzant?s? ve giderek mimarinin bir parças?
gibi uzant?y? olu?turacakt?.
Bu ayn? tempoda içindeki hareket, ya?ama yönelik yeni çözümler bulma
süreci sizi labirente benziyen sonsuz koridorlar ç?kmaz?na getirecektir.
Hatta, James Joyce'un Dadalus labirenti gibi türlü hesaplarla haz?rlanm??
bir tuzak gibi de dü?ünülebilir.
Mimarideki sorun, o yerdeki olu?acak ve o mekanda yer alacak mekan çözümlerine
ba?l?d?r. O ana kadar, o yerde hiç yap?lmam?? bir konutun, yap?ld?ktan
sonra yarataca?? mekansal geli?im ve devinimlerin izlenmesini gerektirebilecektir.
Mallarménin k?saca ortaya koydu?u, yer alacak ?ey zaten o yerdir. Bu
ise do?all?k arzetmez.
Ya?anacak yeni bir yeri kurgulamak bir olayd?r. Bir yerle?tirme de her
zaman teknik bir i?tir. Daha önce hiç olmayan bir mekan? yaratmak ve
bu yeri gerek do?aya gerekse ya??yacaklara ve onlar?n istekleri dogrultusunda
ki uyum içinde olu?turmak gereksinimi vard?r. Belki, ya?amsal labirentin
içinde, do?all?klarla teknolojinin kesi?ti?i ya da kesi?mesi gereken
baz? yerlerde, Bat? ve Yunan felsefesinin tarihi kuram?na ayk?r? düsmeyecek
türden ko?ullar? inceleyerek ilk ad?m? atmak do?ru olacakt?r. E?er çe?itli
labirentler söz konusuysa, o zaman aradaki de?i?ik kar??tl?klar?n? da
göz önüne getirmek gerekebilir. Yerimize dönebiliriz ve mekansall?klar
ve yaz?lar?n de?erlenmesini ele alabilirmiyiz. ?imdi, yap?bozum bir
zamand?r, dü?ünürler aras?nda gündeme gelebilecek olan yap?bozumcu yakla??mlar
da ele al?nabilir ve felsefi geleneklerin söylemlerine kar?? ç?kmaya
yeltenebilirsiniz. Bunlar aras?nda ise baz? kar??tl?klar fiziksel/sanatsal,
tanr?/insan, felsefe/mimarl?k gibi örnekleyece?imiz konularla an?msanabilir.
Yap?bozum i?te bu art?k olagan say?lagelmekte olan kar??tl?k kavramlar?n?
inceler, onlar? daha hiç ele al?nmam??lar gibi yeniden yorumlar ve yeniden
güncellemeye sokar. Oysa, birçok geleneksel varsay?m kendi hallerinde
, dü?ünceyi engelleyen de?ismezlikleriyle tart???lamamaktad?r bile.(X)
?imdiki yap?bozum eylemleri de, temelde mimari metaforlara benzetilebilinir.
Genelde, yap? bozumun olumsuz türde bir ça?r???m? yapt?klar?ndan söz
edilebilir. Platoncu veya Hegelci gibi yakla?arak sisteme bak?nca, onun
kurulu? dokusuna yaklas?m?n? sistemin ço?u kez ortaya ç?kacak bask?lar?ndan
daha rahat k?labiliriz. Bence yap?bozumun özdeki i?levi sadece bu kadar
de?ildir. Bir örnekle, yap?lacak bir binan?n yap?bozumunu, mimari tekni?iyle
gerçekle?tirmesinin ötesinde daha da de?erlendirip, bundan sonra mimar?n
kendi mimarl?k metaforlar?n? d yerle?im ve duvarlar?n kesitlerinin mekansal
oran? a öngörmesi ?eklinde
isteklerini as?l kendi söylemi türünden devreye sokmas? beklenen olacakt?r.
Mimaride yap? bozum, mimariyi istedi?i gibi yeniden gerçekle?tirmenin
ertesinde en do?ru bir çözüme ulast?rmas? gibi alg?lanmal?d?r. Toparlarken
söylemeliyiz ki, yap?bozumdan daha mimari bir eylem yoktur aman, daha
az mimari bir?ey de yoktur. Mimari dü?ünce ancak ?u anlamda yap?bozumcu
nitelik kazanacakt?r: Mimarl?k felsefesinden kuramc?lar?n öngörü?lerini
göz önünde bulundurmak, ve bunu yaz?ya dökerek, söyleme sokamak ve de
mekansal anlam? da yaratmak ve sonuçta nereye gidece?i belirsiz olan
a?amalara varmak... Meseleye böyle bakarsak yeni yollar çizerek, bir
labirent içindeki rastlant?sal yöntemle en do?ruya varabilmek, yepyeni
bir okumayla i?ini bitirmesi üzerinde duraca??z.
Bir ya?ant? halindeki bu geli?im ne tanr?ya, ne insanakiler ne de bir
yarat??a ba?lanamayacak zaman ile mekan aras?ndaki bir süreçtir. Ayr?ca,
ya?am?n ç?kmazlar?nan
aras?ndan süzülen, bir labirenti an?msatan bir yarat?c?l?k gibidir.
Modernism
bu arada insani olu?an degerleri bir çok aç?dan de?erlendirerek ele?tirilerini
ortaya koyar. Bundan bir örne?i Corbusier yi an?msayarak binas?n?
Tüm süsleme detaylar?ndan ar?nd?rd???nda görebiliriz. Yer üzerindeki
mimar?n projesinin gerçekle?mesi olarak özetlenebilir. K?saca, mimar
Peter Eisenmanin cümlelerini an?msarsak, mimari art?k konutun gereksinmelerini
de?il sadece mimar?n bir uzant?s? olacakt?. Ayr?ca, yap?lan ?ey tüm
ko?ullar?n içinde
Gerek insanlar?n ve gelip gidenlerin buradaki ya?amla bir uzla?mas?
olarak ortaya ç?k?yordu. Axonometry, kapsam?nda binan?n fiziki varl???
ise ya?ant?yla bir dialogu öngörmemekteydi. Yap?lan i?te herhangi bir
al?nt?n?n varolmas? zaten beklenmiyen bir?eydir. Mimarl?k resim gibi
kendi varl???nda ba?ka bir örne?i an?mdatan sanat türü de?ildir. Resim
sanat?na benzemez ve hiçbir öykünmeyi an?msatmaz. Heiddeggerin dedi?i
gibi: "sanat?n kendi özünda varolan bir eylemdir. Belki ön eskiz çal??malarla
süregelir. Genelde mimariyi içerecek bir yaz?l?m gibi an?msamak oo?ru
olacakt?r. Ayr?ca, bu noktada yeni olu?an toplumsal kosullar? ve sosyal
de?i?imleri öngörme durumlar?nda modern mimariyi ve hatta postmodern
mimariyi dü?ünebilece?iz.
Çünkü yeni ko?ullarda yeni ili?kiler dogacakt?r.
JD:Modern ve postmodern mimari yeni yasam biçimlerini düþünürken,
degisen toplumsal kosullari da ele almak istiyordu. Asiri nesnellikten
bir dereceye kadar kaçarak ve yeterince yaraticilik ta dengelenerek
iletisim, ekonomi ve ulasim türü etkilesimler mimariye biçim
verecektir. En nesnel çözümler her zaman mümkün
olmasa da, basari için ancak bir ölçüt saglayacaktir.
|